|
Bir gün Muhammed b. Hafif Hazretlerine bir misafir geldi. Bu gelen misafirin baþýndaki sarýðýndan, sýrtýndaki hýrkaya kadar tüm giysileri siyahtý. Misafirin bu þekilde karalar giyinmesini Muhammed b. Hafif Hazretleri içinden kýskanmýþtý. Misafir iki rekât namaz kýldýktan sonra orada bulunanlarla musafaha edip, kendisine gösterilen yere oturdu. Muhammed b. Hafif Hazretleri sordu: –Dostum! Niçin siyah elbiseler giydin?
–Ýlah'ým öldürülmüþtür de ondan karalara büründüm." Dinleyenler ne demek istediðini anlayamazlar, açýklama yapar. –Rabbim, "Hevasýný ilâh edinen kiþiyi görmedin mi?" buyurmuþtur. Benim de nefsim ve hevam ölmüþtür, onun için yas tutuyorum." Bu sözü iþiten Muhammed b. Hafif hiddetlenir ve yanýnda bulunanlara emreder: –Bu herifi kapý dýþarý atýnýz. Karalara bürünmüþ adamý yaka paça, hakaretlerle kapý dýþýna attýlar. Aradan kýsa bir zaman geçti. Muhammed b. Hafif: –Onu içeri alýnýz, dedi. Karalar bürünen misafiri içeri alýrlar. Muhammed b. Hafif Hazretleri ayný soruyu tekrar ona sorar, o da ayný cevabý verir. Ayný cevabý alýnca tekrar kapý dýþýna atýlýr. Bu hâdise tamý tamýna kýrk defa tekrar edilir. Kýrkýncý da da misafirin cevabýnda, hâl ve hareketlerinde en küçük bir deðiþiklik görülmez. Misafirin sözünde ve uygulamalarýnda samimi olduðu kanaati hâsýl olur. Muhammed b. Hafif Hazretleri yerinden kalkar, karalara bürünen misafiri alnýndan öper, kucaklar. Ýhvanlarýnýn bakýþlarý arasýnda ondan özür diler ve der ki: –Siyah giymek sana yaraþýr. Zira kýrk defa horlanýp hakaret gördüðün hâlde hiç deðiþmedin.
|