Pazar, 06 Temmuz 2008
 

  


 
 
Baþörtüsü
Baþörtüsü Yasaðý Maðdurlarý
Tesettürün Þekilleri
Giriþ Formu





Kayp Parola?
Hesabnz yok mu? Kayt Ol

 
 
 
 
Bölümler

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Az kaldý peygamber olacaklardý!.. Yazdr E-posta
Müminler günümüzde Tevrat, Zebur ve Ýncil'e sadece iman etmek zorundadýr. Kur'an öyle deðildir; Kur'an'a hem iman edilecek, hem tasdik edilecek hem de onunla amel edilecektir. Kur'an her þeyimizdi. Kur'an rahmettir!
Ne istiyorsanýz? Sizi istediðinize ancak Kur'an kavuþturur. Yaðmur mu istiyorsunuz? Kur'an–ý Kerimle amel ederseniz yaðmura kavuþurunuz. Bedeninize sýhhat mi istiyorsunuz? Kur'an… Afiyet mi istiyorsunuz, Kur'an… Huzur, mutluk mu istiyorsunuz, Kur'an… Cennet'e, orada da Cemalûllâh'ý mý istiyorsunuz, Kur'an… Bütün bu saydýklarýma kavuþmak neye baðlýdýr? Kur'an–ý Kerim'i tatbik etmeye…
Eyvah baþýmýza gelenlere! Nasýl oldu da bu millet Kur'an–ý Kerim unuttu? Ýnsana bakýn ki; sabah yemeðini yiyip karnýný doyurdu, öðlen geldi yine yedi, akþam oldu yine yiyip karnýný doyurdu da hiç düþünmüyor ki;bana bunlarý kim verdi?
Bu Kur'an çok büyük bir kitaptýr. O'nun büyüklüðünü dünya aklý gerçek manada idrak edemez. O öyle bir kitaptýr ki; haddi nihayeti olmayan Allah Teala'nýn,haddi nihayeti olmayan kelam sýfatýnýn, haddi nihayeti olmayan eseridir.
Rasûlallah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Efendiniz Kur'an–ý yüklenenler için þöyle buyurmuþtu: "Az kaldý peygamber olacaklardýr."
Bu kýsa izahattan sonra bütün Müslümanlara soruyorum "elimizde böyle büyük bir eser, böyle büyük bir deðer, böyle büyük bir zenginlik varken, biz niçin sefil, periþan ve fakir durumdayýz?"
Bizim bu halimiz þu hikâyede anlatýlanýn haline benzer. Bir ev, evin altýnda küpler dolusu hazine var. Evde oturan adam, fakru zaruret içinde geçimini zor saðlýyor. Gün oluyor bir kuru ekmek bulamýyor. Hâlbuki evinin içinde bir kazma vursa, hazine ile karþýlaþacak ve zenginler sýnýfýna girecek. Ama adam evinin altýndaki hazineden habersiz, sýkýntý içinde ömrünü geçiriyor. Bugünkü Müslümanlarýnda durumu da böyledir.

EYVAH! BÝZ NE YAPTIK?
Bir misal vereceðim. Bir öküzü, bir gün aç býraksanýz ve ertesi günüde boynuna beþi birlik takýlsa ne olur? Öküz konuþsa þunu derdi; ben ne anlarým beþi birlikten, bana saman verin. Günümüz insaný ile bu öküzün arasýnda önemli benzerlikler bulunmaktadýr. Ýnsan da diyor ki; "biz cennetin nimetlerinden, zevk sefasýndan anlamayýz, bize bu dünyada lüks ve rahat yaþayacaðýmýz için köþkler, villalar lazým." Ne kadarda yanlýþ yapýyorlar, gerçeðin farkýnda deðiller. Ne zaman ki; hakikat ile karþý karþýya kalýrlar, o zaman "Eyvah biz ne yaptýk? Nasýl aldandýk?" diyecekler ama iþ iþten geçmiþ olacak.
Ahirette bir takým insanlar cennetin kapýsýnýn önüne getirilecek. O sýrada cennetin kapýsý açýlacak ve içerdeki hal ve ahvali görecekler. Ýçerdeki durum karþýsýnda kendilerinden geçecekler ve içeri girmeye yönelecekler. Ancak kapý kapanacak, dehþetli bir acý içinde geri dönecekler. O zaman anlayacaklar ki; cennetin içine girmek için Kur'an ehli olmak gerekiyor.
Mevla Teala haber veriyor ki; Kur'an–ý bilin, ona iman edin, onu hayatýnýza tatbik edin… Bunlarý bize misallerle, ibarelerle, kýssalarla beyan ediyor, onu tanýyalým, bilelim ve yaþayalým diye…
 

ÝSRAÝLOÐULARINDA BÝZÝM ÝÇÝN ÝBRETLER VARDIR
"Eðer kâfirler sizinle savaþsalardý, arkalarýna dönüp kaçarlardý. Sonra bir dost ve yardýmcý da bulamazlardý. Allah'ýn, öteden beri süregelen sünneti budur. Allah'ýn kanununda asla bir deðiþiklik bulamazsýn." (48/22–23)
Ayet–i Kerimede geçen "Allah'ýn sünneti"nden kasýt, Allah'ýn koyduðu kanunlardýr. Müminler kefirlerle savaþa kalktýðýnda, kesin olan þudur ki; kâfirler arkalarýný dönüp kaçarlar. Allah Celle Celaluhu burada gerçek müminleri haber veriyor. Kur'an'a gerçek manada iman etmiþ, onunla gerçek manada amel eden müminler için bildiriyor.
Ey kardeþlerim! Nerede o gerçekten iman etmiþ müminler? Nerede Kur'an–ý Kerim'e harfiyen itaat eden müminler? Arayýn da bulun bulabilirseniz. Þimdi herkes düþmüþ, makam peþine, koltuk peþine, para peþine…
Iraklýlarýn, Filistinlilerin keyiflerine ne oldu? Periþan vazýyette, her gün oluk gibi kan akýyor, ne olacaðý da belli deðil, bir kargaþadýr devam edip gidiyor. Bu durumda Mevla Teala yardým etmez mi? Elbette eder, ama bizden gerçek manada iman etmemizi istiyor. Ne buyuruyor Rabbimiz:
"…Yoksa siz Kitap'ýn bir kýsmýna inanýp bir kýsmýný inkâr mý ediyorsunuz? Sizden öyle davrananlarýn cezasý dünya hayatýnda ancak rüsvaylýk; kýyamet gününde ise en þiddetli azaba itilmektir..." (2/85)
Yine bir baþka ayet–i kerimede de þöyle buyrulmaktadýr:
"Biz, Kitap'ta Ýsrailoðullarý'na: Sizler, yeryüzünde iki defa fesat çýkaracaksýnýz ve azgýnlýk derecesinde bir kibre kapýlacaksýnýz, diye bildirdik." (17;4)
Ýsrailoðullarý hem bu dünyada hem de ebedi âlemde kaybedenlerden oldu. Ýsrailoðullarý bir anda kaybetmedi, onlar önce âdabý terk ettiler. Sonra müstehablarý, sonra sünneti, vacipleri derken sýra geldi farzlarýn terkine. Farzlarý terkten sonra sýra imanýn terkine geldi.Ýmaný terk ettikten sonra peygamberlerini öldürmeye baþladýlar. Bu yaptýklarýnýn cezasý onlarý yakaladý. Rabbimiz buyuruyor ki:
"Bunlardan ilkinin zamaný gelince, üzerinize güçlü kuvvetli kullarýmýzý gönderdik. Bunlar, evlerin arasýnda dolaþarak (sizi) aradýlar. Bu, yerine getirilmiþ bir vaad idi." (17;5)
Ayet–i celile de geçen Ýsrailoðullarý'nýn birinci fesadýnýn cezasýný Babil mecüsilerinden Buht–ü Nassar tarafýndan verildi. Bunlar Ýsrailoðullarý'ný öyle bir duruma düþürdü ki; sokak sokak bütün evleri didik didik aradýlar, birçoklarýný öldürdüler, sað kalanlarý da esir aldýlar. Rivayet edilmiþtir ki, yetmiþ bin Yahudi esir olmuþtu. Bütün mal ve mülklerini yaðmaladýlar.
Ýsrailoðullarý'nýn baþýna bu musibet niçin geldi? Onlar sýrasýyla, önce âdabý, müstehabi, sünneti, farzý ve imaný terk ettiler ve baþlarýna büyük felaket geldi.
Aradan zaman geçti, Ýsrailoðullarý'nýn içinden bir takým insanlar çýkarak, onlarý doðru yola girmeleri için uyardý. Onlarda bu uyarýcýlarýn uyarýlarýný dikkate alarak atalarýnýn yaptýklarýndan dönerek, hak yolda yaþanmaya baþladýlar. Böyle olunca da Allah Celle Celaluhu onlara eski devletlerini tekrar verdi. Mallarý çoðaldý, esaretten kurtuldular, tekrar hükümran oldular.
"Sonra onlara karþý size tekrar (galibiyet ve zafer) verdik; servet ve oðullarla gücünüzü arttýrdýk; sayýnýzý daha da çoðalttýk." (17;6)
Kendilerine verilen nimetin kýymetini bilemediler. Yine sapýttýlar, geçmiþte atalarýnýn yaptýklarýnýn aynýsýný yaptýlar. Önce âdap, müstehab, sünnet, farz derken imanlarý çýkýp gitti. Bu defa baþlarýna musibet geldi.
"Eðer iyilik ederseniz kendinize etmiþ, kötülük ederseniz yine kendinize etmiþ olursunuz. Artýk diðer cezalandýrma zamaný gelince, yüzünüzü kara etsinler, daha önce girdikleri gibi yine Mescid'e girsinler ve ellerine geçirdikleri her þeyi büsbütün tahrip etsinler diye, baþýnýza yine düþmanlarýnýzý musallat kýldýk." (17;7)
Ey Müslümanlar! Ýsrailoðullarý'nýn bu durumundan ibret alýn. Onlarda bugünkü insanlar gibi þu âdabý terk etsek ne olur diyordu? Sonrada þu müstehabý yapmasak bir þey olmaz demeye baþladýlar. Derken bir bakarsýn ki, Allah korusun din elden çýkmýþ. Ýþte Ýsrailoðullarý'nýn baþýna gelen bu felaket sizin de baþýnýza gelebilir.
Kardeþlerim! Biz ne zaman akýllanacaðýz?
Þu Müslümanlarýn haline bakýn! Birbirlerini yiyip bitiriyorlar. Düþmana karþý birlik olacaklarý yerde, herkes ayrý bir havadan vurulur, birbirlerini zayýf düþürüyorlar.

ÝSRAÝLOÐULLARI'NIN YOLUNDA
ÝLERLÝYORSUNUZ
Müslümanlarýn esir gibi yaþamalarýnýn sebebi Ben–i Ýsrail'in yolundan gitmelerindendir. Ýsrailoðullarý'nýn yaptýklarýný adým adým uyguladýk ve hýzla da onlarýn akýbetine doðru sürüklenmekteyiz. Size soruyorum, bugün Ýstanbul'da bir milyon kiþi namaz kýlýyor diyebilir miyiz? Diyemeyiz, iþte bunun için bu durumlardayýz. Rabbim bize akýl fikir versin. Hiçbir kýymeti ve deðeri olmayan dünyalýk zevklerin peþinden bizi koþturmasýn.
"Kitap, yalnýz bizden önceki iki topluluða (Hýristiyanlara ve Yahudilere) indirildi, biz ise onlarýn okumasýndan gerçekten habersizdik, demeyesiniz diye…" (06;156)
Kur'an–ý Kerim onlarý yarýn ahirette çok zor durumlara düþürecek. Onlar ahirette zoru gördüklerinde þöyle bir müdafaa yapamayacaklar; "bizden öncekilere gönderdiðimiz kitabý anlayamadýk. Çünkü bizim lisanýmýzda deðildi. Eðer bizim lisanýmýzda bize bir kitap gönderilmiþ olsaydý, biz onunla amel ederdik ve bugün bu durma düþmezdik, diyemeyecekler.
Diyemeyecekler çünkü Rabbimiz bu Kur'an–ý açýk seçik anlaþýlýr bir þekilde inzal buyurdu.
"Hakikaten biz bu Kur'an'da insanlar için her türlü misali sayýp dökmüþüzdür…" (18/54)

Yorum (1)Add Comment
...
Yorum Yazan yeliz, Eyll 01, 2007
Ne kadar anlamlı bir yazı olmuş böyle bir zamanda.Örflerimizden,adetlerimizden,ahlakımızdan derken sünnetten,dini kaidelerden taviz vere vere geldiğimiz nokta belli.Elimizde sağlam bir ip misali tutunabileceğimiz Kuranımız varken bu kayboluş niye,bu kaybediş dünyayı da ahireti de.Yüce Kurana sarılalım her dileğimiz için.

Yorum Yazın
quote
bold
italicize
underline
strike
url
image
quote
quote
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley

busy
 
< nceki   Sonraki >
 
 
 
 
Son Haberler

 
 
 
 
Alimler
M. Fethullah Gülen
Said Nursi
Nimetullah Hocaefendi

 
 
 
 
Meryem Gibi
 
Seni Hiç Özlemedim!

Diðer Yazýlarý


 
 
 
 
Kimler Sitede

 
 
 


Edit by Hizmeteri.com