Pazar, 06 Temmuz 2008
 

  Anasayfa arrow Haber arrow Muhammedî aþka tutulan bir hrýstiyan "Adsýz Dede"


 
 
Baþörtüsü
Baþörtüsü Yasaðý Maðdurlarý
Tesettürün Þekilleri
Giriþ Formu





Kayp Parola?
Hesabnz yok mu? Kayt Ol

 
 
 
 
Bölümler

 
 
 
 
Popüler Haberler

 
 
 
 
Son Ekleneler

 
 
 
 
Muhammedî aþka tutulan bir hrýstiyan "Adsýz Dede" Yazdr E-posta

Yaradan onu insan diye yaratmýþ. Sana sorarum, tuvaletsiz ev olur mu? Tuvalet diye geçme. Varsýn bazý insanlar eðri olsunlar. Onlardan tuvalet yapalým. Bazýlarý da tuvalet hükmünde bulunsunlar, onlþarla da hacetimizi giderelim. 

Ona çarþýda, sokakta arada bir rastlardým. Yaþlý hali, zayýf vücudu, kambur sýrtý; yan yan yürüyüþü; dökülmüþ elbiseleri, þiþik cepleri dikkatimi çekerdi. Kimdir? Nerden gelmiþti? Bu þehrin, bu bölgenin insanýna benzemiyordu.

Sürekli yürürdü. Onu dururken, otururken hiç görmedim. Yaþý seksenin üzerinde gösteriyordu. Ne zaman gördümse, ceketinin kollarýyla burnunu çekiyordu. Kýþta, soðukta nerede barýnýyordu? Ne yiyip içiyordu? Hastalanmýyor muydu? Kimdi bu adam?

Bir gün arkadaþýmýn dükkanýnda otururken bir gölge gibi kapýdan içeri süzülüverdi. Titrek ve boðuk bir sesle selam verdi. Sesini o zaman duydum. Bir þeyler söyledi; önce pek iyi anlayamadým; yorgun bir hali vardý. Konuþurken nefes darlýðý çekiyordu. Nefesi adeta içine doðru kayýyordu.
Bir þeyler sormak, onunla konuþmak istedim ve yanýna yaklaþtým. Sorularýma cevap vermedi. Hýzla döndü ve dükkandan dýþarý çýktý. Arkadaþlar az konuþtuðundan söz ettiler. Arada bir dükkana gelirmiþ. Para istemez, verilirse yalnýzca bir ekmek parasý alýr, gerisini kabul etmezmiþ.
Son zamanlarda neredeyse her gün çarþýda, pazarda onunla karþýlaþýr oldum. Her görüþümde yanýna yaklaþýr ve selam verirdim. Selamýmý alýrken durur, baþýný kaldýrýr, sonra yine baþýný yere eðer ve öylece yürürdü. Nereye gider? Kime gider? Adresi olmayan için zamanýn önemi var mýdýr? Gidecek yeriniz yoksa her yol sizi kendinize götürür. Yoksa adýný dahi bilmediðim bu adam, hep kendine mi gidiyor?
Ramazan yorgunluðu üzerimde. Halsiz, bitkin bir durumda evimin bulunduðu apartmanýn önüne gelmiþtim. Tam giriþ kapýsýna yaklaþtým ki, o adamý karþýmda gördüm. Kamburuyla birlikte baþýný kaldýrarak, yan yan bana bakýyordu. Çok içten bir selam verdim. "Ve aleykümselam ve Rahmetullah…." diye mukabele etti.
–"Amca Hayrola! Bu saatte nereye böyle?"
–"Aþýðýn yönü sorulmaz!" demez mi?
–"Peki ama" dedim, "iftara on dakika var, iftarý nerede yapacaksýn" Oruç tutup tutamadýðýný soramýyordum.
Yýrtýk ayakkabýsýnýn burnuyla topraðý eþer gibi yaparak;
–"Rýzký veren Allah'týr! Verir, verir; rýzkýmý verir. Ondan þüphem yok" dedi.
Sanki biri vücuduma uyuþturucu bir þey þýrýnga etmiþ gibi, uyuþuyordum. Gözlerim ateþleniyor ve yaþarýyordu. Haline acýyordum. Mütevekkil hali beni çok duygulandýrýyordu. Ýki elim yiyecek poþetleriyle doluydu. Hala neleri eksik aldým düþüncesindeydim. Hayatta ilk defa ellerimdekilerden, hatta ellerimden utanýyordum. O ise, belki de ellerine yiyecek alýp, evine hiç gitmemiþti.
–"Haydi" dedim. "Eve çýkýyoruz; iftarý bu akþam birlikte yapacaðýz."
–"Gördün mü?" dedi. "Daha bir dakika bile geçmeden, Rabbim imdadýma yetiþti!"
Evin ziline bastým, çocuklar kapýyý açtýlar. Çocuklarla pamuk dedeyi (bu adý ben taktým) tanýþtýrdým. Onlarda sevindi.
Ýftar sofrasýna oturduk. Ezan okunmaya baþladý.
–"Buyur" dedim.
Sudan bir yudum alarak orucunu bozdu. Sonra yavan ekmekten bir parça alarak aðzýna götürdü. Önündeki çorbaya kaþýk salacaðýný beklerken, bunu yapmadý. Yavan ekmek yemeye devam etti. Müdahale ettim.
–"Hayýr! Bana karýþma!" dedi. Israr edince de;
–"Evlat! Ben kýrk yýldýr kuru ekmekten baþka bir þey yemedim. Benim hayat orucumu sen mi bozduracaksýn?" demez mi? Öylece ona bakakaldým. Sonra gözlerim yemek masasýna kaydý. Neler yok ki masada? Ýlk defa masada çok çeþit yemek olduðu için yerin dibine geçmek istedim. Titrek bir sesle yalvarýrcasýna sordum:
–"Amca! Ne olur söyler misin, kimsin, nerelisin?"
Dökülmüþ diþleriyle yavan ekmeði aðzýndan geveleye geveleye;
–"Ne yapacaksýn kimliðimi? Bir insan iþte…" dedi.
Yemek yemeyi býraktý. Sað elimi, sol dizine koyup yalvardým:
–"Amca! Ne olur bir þeyler söyle. Sana baktýkça, gönül dünyamýn kabardýðýný hissediyorum. Ne olur himmet et." Kirpiklerini yumar gibi yaptý. Yüzüne sanki yýllarýn hüznü inmiþ gibi, ama mütebbessim bir çehreyle;
–"Peki" dedi. "Sor anlatayým."
Bir anda nereden baþlayacaðýmý kestiremiyordum. Sadece;
–"Nerelisin?" diyebildim. Sandalyeye kamburunu yasladý:
–"Evlat tam kýrk yýldýr lamekan (mekansýz) dolaþýyorum. Aslýnda ben bir ermeni anne babanýn çocuðuyum. Otuzumda Muhammedi aþk içime düþtü. Bunu on üç sene saklý tuttum. Fakat sonunda dayanamadým, inancýmý açýkladým. Hanýmým ve çocuklarým bu durumumu kabullenemediler." Evde yemek servisimizi yapan on iki yaþýndaki kýzýmý göstererek;
–"Aha, bunun gibiydi kýzým, ondan ayrýldýðýmda… Ondan sonra daha ne haber alabildim onlardan, ne bir izlerine rastladým. Acý aþk çile ister, ýzdýrap ister; kimseye kýrgýn deðilim…." Susuyordu, yarasýný fazla deþmek istemedim ve konuyu deðiþtirdim.
–"Amca! Bana insaný anlatýr mýsýn? Ýnsan nedir?"
–"Hýýýýý" diye bir ses çýkardý ve gülümseyerek "Zor sual" dedi. "Ama söyleyeyim: Ýnsan ormana benzer. Ormandaki düz aðaçlardan ev yaparsýn; eðri aðaçlardan da kayýk olur deðil mi?"
–"Amca, sen hiç kimseyi dýþarýda býrakmadýn."
–"Yaradan onu insan diye yaratmýþ. Sana sorarým, tuvaletsiz ev olur mu? Tuvalet diye geçme. Varsýn bazý insanlar, eðri olsunlar. Onlardan tuvalet yapalým. Bazýlarý da tuvalet hükmünde bulunsunlar, onlarla da hacetimizi giderelim."
–"Peki, kadýna bakýþýnýz nasýldýr?"
–"Kadýn mý? Hazreti Adem Hazreti Havva'dan ayrý düþünülebilir mi?"
–"Ama sizin Havva'nýz yok." dedim. Gülümseyerek:
–"Sen ona karýþma!"
Sertçe sözlerine devam etti.
–"Hani Hazreti Mevlana diyor ya: "Kadýn, akýllý kiþilere ve gönül ehline fazlasýyla galip olur. Cahil kiþilerde kadýna galip gelirler; çünkü onlar pek sert pek kaba kiþilerdir. Kaba erkeklerde hayvanlýk vasfý üstündür. Sevgi, incelik, acýmak insanlýk huyudur, insanlýk vasfýdýr. Öfke ve þehvet ise hayvanlýk huyu, hayvanlýk sýfatýdýr."
–"Mevlana'yý biliyorsunuz demek ki?"
–"Yer göðü bilmez mi?"
–"Bilir" dedim. Ama bu soruyu sorduðuma utandým. Devam etti;
–"Toprak yaðmuru tanýmaz mý?"
–"Tanýr."
–"Aþktan suya dönenler, ummaný özlemez mi?"
–"Özler."
–"O Aziz ne diyor bak: (Mevlana'yý kastediyordu.) Ekmek ile etin aslý, mayasý topraktýr, çamurdur. Bunlarý az ye de çamur gibi yeryüzüne yapýþýp kalma. Acýkýnca köpek oluyorsun; kýzgýn, geçimsiz, kötü huylu, sert; yanýna yaklaþýlmaz soysuz bir köpek kesiliyorsun. Fakat doyunca da pis bir leþ halini alýyorsun; duygusuz, her þeyden habersiz, sanki elsiz, ayaksýz, bir duvar oluyorsun. Bu durumda sen Arslanýn yanýnda nasýl koþabilirsin?" Yine konuyu deðiþtirdim ve baþka bir þey sordum.
–"Peygamberimizi çok mu seviyorsun?"
Bir insanýn yüzünün þekli hiç deðiþmeden gözlerinden yaðmur gibi yaþ aktýðýný ilk defa gördüm.
–"Evlat! Yaramý deþme. .. O aklýma gelince, aklým yerinden gidiyor. Hangi akýl O'nun sevgisi karþýsýnda ayakta durabilir?" Baþý dizlerine doðru düþtü ve dakikalarca göz yaþý döktü. Bir ara:
–"Allah uzun ömür versin" dedim.
–"Hýh, doldurduk ömrümüzü. Kýrk yýl lamekan (mekansýz) ve parasýz yaþadým. Rabbime þükür olsun, bana dünyanýn aðýr yükünü yüklemedi. Bir kuþ kadar hafifim. Aha bitti seneler. Ömür dediðin kuþ gibi uçtu gitti. Hiçbir dünya malýnýn hesabýný yapmýyorum. Umulur ki, kýsa zamanda sevgilime kavuþayým."
O akþam onu evde tutamadým. Bütün ýsrarlarýma raðmen evden ayrýldý ve karanlýða doðru yürüdü. Aslýnda "Karanlýk" dediðim, benim gördüðümdü. O ise kim bilir hangi "Nur"a doðru adým atýyordu. Ertesi gün ikindi namazýnda þehrin kenar mahallesindeki caminin musalla taþýnda bir cenaze vardý. Cemaati azdý. Ýmama sordum:
–"Kim bu ölü?" diye.
–"Bilmiyorum, bir garip adam" dedi.
Yüzünü açtým. Yüzü o kadar güzel ve mütebbessimdi ki, dün akþamdan çok daha fazla mutlu olduðu yüzünden adeta okunuyordu. Yunus ne güzel demiþ:
"Bir garip ölmüþ diyeler,
Üç gün sonra duyalar,
Soðuk su ile yuðalar,
Söyle garip bencileyin."
Yorum (0)Add Comment

Yorum Yazın
quote
bold
italicize
underline
strike
url
image
quote
quote
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley

busy
 
< nceki   Sonraki >
 
 
 
 
Son Haberler

 
 
 
 
Alimler
M. Fethullah Gülen
Said Nursi
Nimetullah Hocaefendi

 
 
 
 
Meryem Gibi
 
Seni Hiç Özlemedim!

Diðer Yazýlarý


 
 
 
 
Kimler Sitede

 
 
 


Edit by Hizmeteri.com