|
Herhangi bir mevzuda, geniþ, derin ve sistemli düþünme mânâlarýna gelen tefekkür; erbâbýnca, kalbin çýrasý, rûhun gýdasý, bilginin rûhu ve Ýslâmî hayatýn da kaný, caný ve ziyâsýdýr. Tefekkür olmayýnca kalb karanlýklaþýr, ruh hafakanlara girer ve Ýslâmî hayat da kadavralaþýr. |
|
|
Ýlk eþi Hz. Sâre’den çocuðu olmayan Hz. Ýbrahim, daha sonra Hz. Hacer’le evlenir. Hz. Hacer validemizden Hz. Ýsmail dünyaya gelir. Hz. Sare validemiz bu doðuma çok sevinir, ancak zamanla kadýnlýk hislerine hakim olamaz ve kýskançlýk göstermeye baþlar. Aklý bu yersiz kýskançlýða hayýr diyorsa da hisleri buna isyan ediyordu. Bu sebeple Hz. Ýbrahim’in evinde her geçen gün huzursuzluk daha da artmaya baþlamýþtý. Hz. Ýbrahim (aleyhisselam) ilahi emir üzerine Hacer validemizi ve henüz emzikten kesilmemiþ olan oðlu Hz. Ýsmail’i yanýna alarak yola çýkar. Bu göçün zâhirî sebebi Hz. Ýbrahim’in iki eþi arasýndaki kýskançlýk olsa da, aslýnda, o mahzun anne ve masum bebek kaderin hükmüne boyun eðmeli; asýrlar sonra gelecek “insanlýk aðacýnýn en kýymetli meyvesi”ne zemin hazýrlamak için hicret etmeliydi. Uzun bir yolculuktan sonra nihâyet Mekke’ye varýrlar. O günün Mekke’si, etrafý yanýk daðlar ve kara çehreli kayalýklarla çevrili, kalblere ürperti veren, ekin bitmez, kervan geçmez bir vadiydi. Orada ne içecek bir su, ne de kendisinden su istenecek bir canlý vardý. |
|
|
Benim ülkemde baþörtülü bir kýz |
|
Benim ülkemde baþörtülü bir kýz olarak yaþamak her zaman zordu, þimdi biraz daha zorlaþtý… PKK sempatizanlarýyla militanlarý, satanistler, komünistler, faþistler, siyonistler, masonlar, dinsizler omuz omuza üniversitelerimizde okurken (APO bile okumuþtu), baþörtülü kýzlar okuyamýyor…
Top sakallý, keçi sakallý, çeneden sakallý, parmak sakallý, tutam sakallý, favorili, pala býyýklý, ince býyýklý, badem býyýklý, býyýksýz, sakalsýz, þalvarlý, uzun ceketli, yelekli, bermuda pantolonlu, kravatlý, kravatsýz, þapkalý, külahlý, þapkasýz, kasketli erkekler hiçbir müdahale ile karþýlaþmadan üniversitelerden eðitim alýrken, baþörtülü kýzlar alamýyor…
Saçýný istediði þekle sokmuþ, istediði kokuyu sürünmüþ, istediði kýlýða bürünmüþ kýzlar serbestçe üniversiteye girerken, baþörtülü kýzlar giremiyor.
Bir þekilde üniversite eðitimlerini tamamladýlar diyelim, o zaman da iþ bulamýyorlar.
çünkü çoðu þirketler “tesettürlü” bayan çalýþtýrýp fiþlenmek istemiyor.
Bunca gazete çýkýyor, ama çoðunda baþörtülüler çalýþamýyor…
Bunca televizyon yayýnda, yine büyük ekseriyetinde baþörtülü çalýþtýrýlmýyor.
“Cumhuriyeti koruma-kollama” iþlevi üstlendiklerini söyleyen televizyonlarýmýzýn, gazetelerimizin, dergilerimizin kaçta kaçýnda (tabii hizmetliler dýþýnda) baþörtülü kadýn çalýþtýrýlýyor sanýyorsunuz?
|
|
|