"Amerika'nın çeşitli bölgelerinde yaşayan Türklerle bir çok röportaj yapmak için gittim. Tabii ki Fethullah Gülen'e de uğramak istiyordum. Hocaefendi'den bir röportaj randevusu almadan gittim. O'nu 5 senedir ziyaret edip konuşmak istiyordum bir türlü "gel" demiyordu. Defalarca haber yollamıştım, sonunda beklediğim izin çıktı. Ama kendisinin bir röportaj verme niyeti yoktu. Orada ikna ettim. Türkiye'den 26 Şubat'ta yola çıktık. 27'sinde oradaydık. O gece akşam yemeğini birlikte yedik. Ertesi günü için hiç bir söz vermedi. Sabah Hocaefendi'nin geceyi kötü geçirdiğini, çok hasta olduğunu görüşemeyeceğimizi söylediler. O günü endişeli ve bomboş geçirdik. Ertesi günü yani 29 Şubat'ta görüşmemiz başladı. Her gün ortalama 1 saat 15 dakika olmak üzere üç gün konuştuk. Röportajı gerçekleştirdiğim haberini telefonda Ekrem Dumanlı'ya verince çok şaşırdı ve sevindi." |