|
Cihad Ýç ve Dýþ Huzurun Garantisidir |
|
|
|
Her millet, belli bir güce sahiptir. Eðer o millet kendisindeki bu potansiyel gücü dýþa karþý harcamaz ve cihan hâkimiyeti uðrunda kullanmazsa, iç bünyede anarþi ve huzursuzluklar baþlar. Ferdlerin birbirine düþmesi ve birbirlerine karþý kavga vermeleri kaçýnýlmaz olur. Neticede sokaklarda oluk oluk kan akar; her köþe baþýnda birkaç cenaze ile karþýlaþýlýr. Artýk bu ülkedeki evlerde, ya ölen evladýna gözyaþý döken dertli analar veya ölen kocasýna aðýt yakan gözü yaþlý dul kadýnlar vardýr. Hiç kimse hayatýndan emin deðildir. Anarþi, milletin ýrz ve namusuna kadar el uzatmýþtýr. |
|
|
Cihad Yeryüzüne Evrensel Sevgi-Þefkat ve Emniyeti Hakim Kýlmanýn Vesilesidir |
|
|
|
Müminin elinde olan, daima doðru yolu gösteren, izzet ve þeref kaynaðý bir kitap; önünde de mukteda-yý küll bir rehber olan Hz. Muhammed (s.a.v) vardýr. O, bu ikisiyle yeryüzünün en talihli insanýdýr. Dolayýsýyla yeryüzü hâkimiyetinin tek namzedi O’dur. Kur’ân mümine bunu öðretir, bunu talim eder. Ve Cenab-ý Hakk müminden hep bu neticeyi bekler. |
|
|
Hakimiyetin Mümessilleri Rabbanîler |
|
|
|
Hz. Âdem ile baþlayýp diðer peygamberlerle sürdürülen cihad, her devirde bilinen-bilinmeyen yüzlerce Rabbanî tarafýndan devam ettirilmiþtir. Kur’ân bu hususu bize þöyle anlatýr: وَكَأَيِّنْ مِنْ نَبِيٍّ قَاتَلَ مَعَهُ رِبِّيُّونَ كَثِيرٌ فَمَا وَهَنُوا لِمَا أَصَابَهُمْ فِي سَبِيلِ اللهِ وَمَا ضَعُفُوا وَمَا اسْتَكَانُوا وَاللهُ يُحِبُّ الصَّابِرِينَ * وَمَا كَانَ قَوْلَهُمْ إِلاّ أَنْ قَالُوا رَبَّنَا اغْفِرْ لَنَا ذُنُوبَنَا وَإِسْرَافَنَا فِي أَمْرِنَا وَثَبِّتْ أَقْدَامَنَا وَانْصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ الْكَافِرِينَ * فَآتَاهُمْ اللهُ ثَوَابَ الدُّنْيَا وَحُسْنَ ثَوَابِ الآخِرَةِ وَاللهُ يُحِبُّ الْمُحْسِنِين |
|
|
Cihad Mü'minin Her An Bütünleþtiði Bir Ameldir |
|
|
|
Maddî ve manevî cihad, Ýslâmî hayatýn en büyük müeyyidi ve müeyyidesidir. Müminlerin hayatýnda cihad ruhu söndüðü zaman, yavaþ yavaþ iman ve Ýslâm aþký da söner. Etraflarýný çepeçevre fitne kývýlcýmlarý, hatta fitne alevleri sarar; fitneler de hep fitne doðurur ve neticede evleri, sokaklarý, çarþý ve pazarlarý hep birer mel’anet yuvasý haline gelir de, artýk onlar bu korkunç hadiseler karþýsýnda bile en ufak bir reaksiyon gösterme gayreti taþýmazlar. |
|
|
Cihada Her An Hazýr Olmalýyýz |
|
|
|
Dünya hayatýnda herkese düþen bir vazife vardýr; hiçbir þeyin kararýnda kalmadýðý, servetlerin payimal olup ümranlarýn harabeye döndüðü ve insanlara ötede, ancak buradan gönderdiklerinin fayda vereceði þu dünyada herkes, kendi durumuna göre mutlaka bir þey yapmalý ve gitmeden ötelere bir þeyler göndermelidir. Þu kat’iyen bilinmelidir ki, ölümle herkesin amel defteri kapanacak ve herkes, yaptýðýyla kalacak, ancak, dinine, milletine, ýrzýna namusuna ve diðer korunmasý gereken þeylere zarar gelmesin diye kendini Allah yoluna adayanlarýn ve her þeyleriyle yüce Ýslâm dâvâsýna hizmet edenlerin defterleri asla kapanmayacaktýr. Bir hadis-i þerif bunu ne güzel izah eder: “Ýnsanýn ölmesiyle her ameli kesilir; ancak Allah yolunda mücahede edenin ameli, bundan müstesnadýr: Onun ameli, kýyamet gününe kadar nemalanýr, ve kabir fitnesinden de emin kýlýnýr.” [1] Çünkü o bir çýðýr açmýþtýr ve dolayýsýyla, kendisinden sonra o yolu takip edenlerin hasenatýnýn bir misli ona da yazýlacaktýr. Hem o, kabrin fitnesinden ve dehþetinden de emin olacaktýr; zira o, gerçekten ölmemiþtir ki kabir azabýna düçar olsun. Sadece cismaniyeti itibariyle yer deðiþtirmiþ; geride býraktýklarýyla da hâlâ insanlarýn gönlünde yaþamaktadýr. |
|
|
|
<< Baa Dn < nceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Sona Git >>
|
| Sonular 19 - 27 Toplam: 507 |