Perembe, 28 Austos 2008
 

  Anasayfa arrow M. Fethullah Gülen arrow Kendi Kendine Olma


 
 
Baþörtüsü
Baþörtüsü Yasaðý Maðdurlarý
Tesettürün Þekilleri
Giriþ Formu





Kayp Parola?
Hesabnz yok mu? Kayt Ol

 
 
 
 
Bölümler

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Kendi Kendine Olma Yazdr E-posta

Kâinatta büyük-küçük her varlýk öyle hassas bir mizan ve baþ döndürücü bir denge ile mevcudiyetini devam ettirmektedir ki, her þeyin yüzündeki hikmet, maslahat ve âhenk ibriþimlerinden müteþekkil bu genel vaziyeti görüp de Yaratýcýyý düþünmemek, düþünüp de Allah" dememek mümkün deðildir. Bu konuda, þurada-burada bir þeyler aramayý býrakarak, sadece kendi bünyemize bakmamýz bile yeterlidir.

Þöyle ki: Vücudumuzun bütün faaliyetleri, çok hassas ve birbirine baðlý hormon ve sinir mekanizmalarýyla ayarlanmýþ ve âhenkle iþleyen harika bir sistem arz etmektedir. Bütün organ, doku ve hücreler, kendilerine düþen vazifeyi hiç aksatmadan, apaçýk bir gâye ve maslahat istikametinde ve vücudun yapýsýna, umumi düzenine, hatta herhangi bir yerindeki iþleyiþe en ufak bir zarar vermeyecek bir âhenk ve mükemmellik içinde sürdürmektedirler. Basit bir saat dahi sanatkârsýz düþünülemeyeceðine göre, bir saatten milyonlarca defa daha kompleks insan vücudundaki hayatî faaliyetlerin zembereðini, çarklarýný, en uygun þekilde kurup-ayarlayan, faaliyet ve netice arasýndaki münasebetleri görüp-gözeten birinin bulunmayacaðýný düþünmek, düþünmeye karþý en büyük saygýsýzlýk olsa gerek.

Hele canlýlardaki hassasiyet, onlarýn duyu organlarýndaki mükemmeliyet ve her canlýnýn kendine en uygun organ ve duygularla donatýlmýþ olmasý, her þeyin arkasýnda her þeyi bilen kusursuz bir ilme, bu ilim çerçevesinde mükemmel bir planlamaya ve bu planý kusursuz uygulayan bir kudrete verilmezse, baþka neyle izah edilebilir ki?

Bu konuyu tenvir için sadece bir-iki hususa iþaret edip geçelim: "Balýk yemeðe uygun þekilde bir gaga ve aðýzla teçhiz edilmiþ olan pelikan kuþuna, suda yüzebilmesi için lüzumlu olan perdeli ayaklar takýlmasaydý, bu zavallý yaratýk ne yapardý acaba?" Rica ederim, bu kuþcaðýz, düþündü-taþýndý ve kendi kendine bu gaga ve perdeli ayaklarý geliþtirdi mi diyeceðiz? Midesini ve beslenme sistemini kendi kendine deðiþtirip, mevcut hale getirdiðini mi söyleyeceðiz? Yoksa bunu, ne o kuþu, ne onun ihtiyaçlarýný, ne balýðý, ne de suyu tanýmayan maddeye, tabiata mý vereceðiz? Yoksa, kâinatýn tamamýnýn ve en küçüðünden en büyüðüne bütün varlýklarýn yapýlarýnýn ve hayatlarýnýn var olmadýðýný, var olamayacaðýný açýkça ortaya koyduðu tesadüf rüzgârlarýna mý bu iþi havale edeceðiz? Veya, neticede, tabiata, maddeye ve tesadüflere dayanan evrimle mi meseleyi çözdüðümüzü iddia edeceðiz? Aman Allah'ým, bunlar, ne dayanaksýz iddialar! Ýstirham ederim, milyonlarca canlýnýn ayrý ayrý beslenme, üreme, korunma, avlanma vs. davranýþlarýný bilerek ve þaþýrmayarak, en uygun þekilde, mükemmel bir ölçü ve karakterde, týpký bir terzi gibi, onlarýn deriden elbiselerini diken ve onlarý bu deri elbiselere en uygun yapýlarla donatan þuursuz madde veya maddî kanunlarý kabul etmek, akýl gibi bir nimete en büyük bir saygýsýzlýk ve nankörlük deðildir de nedir?

Bitkiler âlemi de o harikulade canlýlýðý, âhengi, sihri ve sebepler üstü keyfiyetiyle "nizam" der ve her þeyi kucaklayan bir gizli ilimden, bir sonsuz kudretten sýrlý mesajlar sunar. Bu âlemde, en önemsiz, en deðersiz gibi görünen nesnelerden yola çýkarak bir fikrî seyahat gerçekleþtirebilsek, kim bilir neler görür ve nelere þahit oluruz! Sadece, çürümüþ maddeler üzerinde yaþayan ve bazý türleri itibarýyla hayat kurtarýcý iksir vazifesini de gören küf mantarlarý bile, hisseden kalplere, düþünen kafalara, kâinatta san'atla, iktisatla, hikmetle, ilimle icraatta bulunan bir Hakîm-i Mutlak'tan neler ve neler fýsýldamaktadýrlar!

Býrakýn bunlarý, tozlaþmanýn ve aerodinamiðin sýrlý dünyasýnda küçük bir gezinti bile insaný hayretten hayrete sürükleyecek mahiyettedir. Çam kozalaðýnýn hikmet ve sanat lisaný tam dinlenebilse, polenlerin yumurta hücresi ile tozlaþmasýnýn sýrlý dünyasýna girilebilse, rüzgârla bitkiler arasýndaki esrarengiz diyalog sezilebilse, kim bilir gördüðümüz þu ayný âlem içinde ne büyülü tablolarla karþýlaþacak, ne sehhâr (büyüleyici) sesler duyacaðýz! Yüce Yaratýcý, her bir reçineli bitki nev'inin kozalaklarýný farklý þekilde yaratmýþtýr. Farklý her bir kozalak þekli, kendine has hava akýmý desenleri üretmektedir. Böyle bir hava akýmý sayesinde kendi nev'inin polenleri daha iyi taþýnýp, daha kolay bir þekilde yumurta ile temasa geçebilmektedir. Her çam türüne has hava akýmý desenlerinin oluþmasýnda kozalaðýn çapý, uzunluðu, polenlerin sayýsý, þekli her bir polenin eksenle yaptýðý açý ve rüzgârýn hýzý tek tek tesir icra etmektedir. Sebebi henüz keþfedilememiþ olan bir mekanizma ile her bir çam nev'i, havada kendi kozalaklarýyla kendi polenlerini filtre eder. Bu filtre hem uygun olan polenleri havada süzer, hem de yumurtaya zarar veren mantar sporlarýnýn da yumurtaya ulaþmasýna engel olur.

Ýsterseniz, bir küçük seyahat da, günümüzde çok hasta, alîl ve yataða düþmüþ sayýlsalar bile, "þehirlerin akciðeri" kabul edilen ormanlarda gerçekleþtirelim; gerçekleþtirip de, aðaçlar ve insanlar arasýndaki dayanýþmayý, husûsiyle tropik ormanlarýn biyolojik zenginliðini, birçok bitki ve hayvan türünün büyüleyici bir sýcaklýk içindeki münasebetlerini ve bu münasebetlerin baþ döndürücü bir âhenk içindeki cereyanýný görelim.

Tropik ormanlarda birbirine girmiþ bin türlü hayatî faaliyetin arz ettiði görünüþteki karýþýklýða raðmen, öylesine âhenkli bir düzen vardýr ki, uyanýk gönüller onu bir þiir gibi duyar ve bir mûsikî gibi dinlerler. Yüce Yaratýcý'nýn sanatlarýndaki mükemmelliðin tüllendiði tropik ormanlarda en küçük bir madde dahi israf edilmemekte, ömür sürelerini tamamlayan her varlýk, diðer vazifeliler tarafýndan, az bir zaman sonra yeniden iþlenerek ormanlara yararlý hale getirilmektedir. Milyonlarca seneden beri devam edegelen bu âhenge, bu mükemmel iþ bölümüne, bitki ve hayvan gibi farklý yaratýlýþtaki canlýlar arasýnda gerçekleþtirilen bu müthiþ yardýmlaþma zincirine, zannediyorum gelecekte bile insanoðlu zor yetiþecektir.

Hayvanlar âlemine gelince: Bu âlemde akýl, þuur ve irade ile dahi izah edilemeyecek kadar harika hâdiselerin arkasýndaki meyelânýn asýl kaynaðýnýn, bütün varlýðý kucaklayan bir ilim ve iradenin olduðu, yoksa, bu harika hâdiseleri "içgüdü" gibi mahiyeti anlaþýlmayan bir kavramla izaha kalkýþmanýn kendi kendimizi avutmadan öte gitmeyeceði ortadadýr. Hayvanlarýn kendi hayat tarzlarýna göre ve en uygun þekilde anatomik yapýyla donatýlmýþ olmalarý, meselâ aðaçkakanlarýn gagalarýnýn dibindeki þok söndürücü süngerimsi dokunun varlýðý; arýlar, karýncalar ve termitler gibi mini canlýlarýn iç düzenlerinden ekonomik sistemlerine, haberleþme aðlarýndan yön tayinlerine, yardýmlaþma esaslarýndan hiyerarþik yapýlarýna, otlar ve aðaçlarla müþterek hayatlarýndan gýdalarýný teminde gösterdikleri harikulade baþarýlarýna kadar fevkalâde bir mükemmeliyette yaratýlmýþ bulunmalarý; insanoðlunun pek çok sahadaki teknolojik baþarýlarýna modellik yapan kuþlar, örümcekler ve çekirgelerin her biri kendi sahasýnda ayrý bir donanýmla model olarak insanlýðýn istifadesine sunulmalarý; bilhassa, çeþit çeþit uçuþ yöntemleriyle kuþlarýn, bunca teknolojik baþarýya raðmen hâlâ modern havacýlýðýn çok önünde olmasý; kuþ ve böcek naðmelerinin, ritim ve düzen itibarýyla âdeta birer mûsýkî faslý teþkil etmelerinin yanýnda, birer þifre ve haberleþme vazifesi görmeleri; elsiz-ayaksýz yýlanlarýn beslenme ve avlanma için sahip olduklarý hususiyetler; kurbaðalarýn, kendilerini ve nesillerini koruyup devam ettirmek için haiz olduklarý mazhariyetler; denizlerin sýrlý dünyasýnýn sevimli canlýlarý mercanlarýn büyüleyici kolonileri, akreplerin çok hassas cihazlarý ve varlýklarýný devam ettirmedeki davranýþ kalýplarý ve daha pek çok vak'a, evrimi de, evrimcileri de, inanmaya nefisleri elvermese bile, en azýndan köþelerine çekilip susmaya mecbur býrakacak birer harikadýr.

Seyahatimizi, hastalýk, saðlýk, ilaç, tedavi ve vücudumuzun muafiyet sistemi ve mikroplar dünyasýnda da sürdürebiliriz. Aslýnda bizim "mikrop" deyip antibiyotik ve benzeri ilaçlarla mücadele ettiðimiz o küçük varlýklar bile, insan ve diðer canlýlarýn yararýna ve bir muvazene için yaratýlmýþlardýr. Evet, gözümüzle göremeyeceðimiz kadar küçük bu mikroskobik canlýlar, insanoðlunun hizmetinde koþturulmaktadýr. Ne var ki, yerinde çok faydalý olan bu mini yaratýklar, bizim hazýrladýðýmýz kötü vasatlar itibarýyla zararlý da olabilmektedirler. Vücudumuzun en kompleks ve sýrlý bir mekanizmasý olarak kabul edilen "muafiyet sistemi"nin hastalýklara karþý nasýl uyanýk davrandýðýný, nasýl bir erkan-ý harp gibi zamanýnda ve yerinde harekete geçtiðini, çeþit çeþit mikroplarla ve bilhassa kanser hücreleriyle nasýl savaþtýðýný; hele bu sistemin, gelecekte bilinmeyen yanlarý da ortaya çýkarýlacak olursa, þimdilerde çaresiz gibi görünen pek çok hastalýðýn –Allah'ýn izniyle– bir gün mutlaka iyi edileceðini düþünüyor ve ümitlerimizin heyecan haline gelip köpürdüðünü hissediyoruz. Evet vücudumuz, kanser hücrelerine karþý bir dereceye kadar baþarýlý bir mücadele vermesine raðmen, umumiyetle mevcut müdafaa mekanizmasý tek baþýna kifayet etmemekte, dolayýsýyla da son derece riskli olan kanser tedavi yollarý denenmektedir. Ümit ediyoruz ki, ileride bir kýsým antikorlarýn üretilmesiyle kanser tedavisinde de daha baþarýlý olunacak; radyoaktif madde ve izotoplar kullanýlmadýðý için hastalar daha az zarar görecek ve bir gün gelecek, insanlýðýn bu korkulu rüyasý olan kanser dahi aþýlabilecektir.

Bütün bu apaçýk gerçeklere raðmen, mesleklerinin temelinde gürültü ve diyalektik, sistemlerinin esasýnda Allah'ý inkâr davasý mühim bir yer iþgal eden materyalist düþünce, maddenin dýþýnda hiçbir þeye hayat hakký tanýmama peþin hükümlülüðü içinde ve tamamen dogmatist bir mahiyet arz etmektedir. Yüce Yaratýcý'nýn varlýðýný "ceffelkalem" inkâr edip geçtiðinden, bir baþtan bir baþa bütün kâinattaki âhenk ve nizâmý, iç içe tabiat tablolarýndaki güzellik ve ihtiþamý, ruh ve hayat gibi oldukça karmaþýk ve mutlaka izah bekleyen meseleleri alabildiðine müphem, silik, kaypak ve karanlýk mânâlar ifade eden (kuvvet, madde, tabiat) gibi kelimelerle izah etmeye çalýþmýþ; kuvvet ve maddenin tecellisindeki hikmet ve maslahatlarý olsun sürekli görmezlikten gelmiþtir. Bu itibarla da, her biri baþlý baþýna bir harika olan bütün yeryüzü sergilerindeki sanat eserlerini, bütün semalardaki nizam ve güzellikleri, yaptýðý þeylerin hepsini birden gören, bilen ve ona göre idare eden bir Zât'a vereceðine, cansýz, þuursuz maddeye atfetmek suretiyle, meslekleri aleyhine gariplerden garip en akýlsýzca hurafeleri irtikap etmiþtir.

Bugüne kadar pek çok kimseyi aldatýp yanýltan materyalistlerin ‘varoluþ' ve ‘hayat' nazariyeleri, bir hayli düþünür tarafýndan tekrar tekrar didiklenmiþ, deðiþik yol ve usûllerle kritiðe tabi tutulmuþ; neticede, ne el çabukluðuyla pozitif ilimlere karýþtýrýp ilim dünyasýna takdim ettikleri iddialarýnýn, ne de bin gürültü ile popülarize ederek ileriye sürdükleri hayat nazariyelerinin hiç de sanýldýðý gibi saðlam olmadýðý anlaþýlmýþtýr. Günümüzde artýk, bütün bir varlýk; alabildiðine yüksek ve her þeyin üstünde sonsuz bir kuvvetin eseri olan bir kýsým kanunlara baðlý bulunduðu; hayat ve hayata ait bütün fonksiyonlarýn maddenin hususiyetlerinden baþka bir þey olduðu apaçýk ortaya çýkmýþtýr. Çok iyi bildiðimiz bir hususla misallendirecek olursak; her þeyin esasý gibi gösterilen madde, sürekli olarak insan bedeninde deðiþip durduðu halde, hayat ve benliðimizin hiçbir deðiþikliðe uðramadan kendi orijiniyle devam etmesi, maddenin canlý mahiyetlerdeki aðýrlýðýnýn derecesini göstermesi bakýmýndan sadece bir tek vak'adýr.

Aslýnda bugün, fennin keþfedip ortaya koyduðu bütün yeni buluþ ve tespitler, materyalistlerin iddia ettiði þekilde, her yerde hâzýr ve nâzýr bir maddenin olmadýðýný; her þeyin, madde-enerji, enerji-madde periyotlarýndan ibaret bulunmadýðýný, varlýðýn yaratýlýþ ve devamýnýn, hiçbir zaman tesadüflerle izah edilemeyecek kadar komplike olduðunu göstermiþ ve bugüne kadar itiraz kabul etmez bir hârika sayýlan materyalist görüþün temelindeki çürüklüðü son bir kere daha ispatlamýþ bulunmaktadýrlar.

Küremizde olduðu gibi onun dýþýnda da hemen her yerde madde, doðrudan doðruya kendini idare ve kendi kendine hareket edemeyen âciz, kör, þuursuz, âtýl ve ölü bir þeydir. Onu meydana getiren parça ve parçacýklarýn da kendi kendilerine bu harika iþleri yapmalarýna imkân yoktur. Varlýða ermenin karanlýk yollarýnda, hayata mazhariyetin daracýk kanallarýnda ve kanýn incecik damarlarýnda atomlarý toplayan ve zerreleri hareket ettiren Kuvvet'tir ki, ilminin engin programýna göre ve sonsuz kudret ve iradesiyle her þeyi var etmekte, sonra da teker teker hepsini varoluþ gâyelerine ulaþtýrmaktadýr.

Buna binaen, kâinattaki en küçük parça ve parçacýklardan en büyük sistemlere kadar her þeyin alabildiðine bir âhenk içinde ve birbiriyle münasebettar bulunmasýný, maddenin temel hususiyetiymiþ gibi görüp göstermeyi aldanmýþlýk sayýyor, eþya ve hâdiseleri izah için daha saðlam esaslara, daha ciddî nazariyelere ihtiyaç duyulduðuna inanýyoruz.

Evet, bir tarafta harikalardan harika ilk yaratýlýþ, diðer tarafta sistemlerin ilk günden bugüne tâbi olduklarý nizâm ve bu muhteþem nizâmýn korunmasýyla beraber mekânýn geniþlemesi, geniþlerken de parçalara ayrýlmaya meyilli bulunan kâinatlarýn "galaktik" kütleler haline gelmesi; evet bütün bu birbirinden farklý ve birbirine zýt þeyleri nasýl ve ne ile izah edebiliriz? Parçalar arasýndaki çekim gücü –ki, o da Yaratýcý'nýn var ettiði bir kanun, bir kuvvetten ibarettir– kâinatýn geniþleme hýzýnýn baþ döndürücülüðü karþýsýnda ne kýymet ifâde eder? Týpký bir beyin gibi, birbirinden farklý, birbirine zýt pek çok fonksiyonun birden eda edildiði, pek çok hâl ve vaziyetin birden ortaya çýktýðý; farklýlýklarýn âdeta bütünlük rükünleri, zýtlýklarýn birlik unsuru hâline geldiði kâinat kitabýný hakiki sahibine vermedikten sonra, onu, onun hususiyetlerini ve onda olup bitenleri nasýl izah edeceðiz?

Ýlk yaradýlýþa bütün bütün gözlerimizi kapayarak, canlýlarýn ortaya çýktýðý andan itibaren, her þeyi, açýk, belli ve izah edilmiþ gibi ele almak, ilim haysiyetine ve ilmîliðe indirilmiþ bir darbe deðildir de nedir?"

Yorum (2)Add Comment
...
Yorum Yazan yeliz, Austos 30, 2007
Çok yararlı bir yazı olmuş.Akıl sahibi her insan bu kadar mükemmel ve intizam içerisinde seyreden kainatın bir Yaratıcısı olduğunu kabul eder.Kabul etmekle kalmaz her şeyde O`nu görür.
dvcsdfsdvfgdf
Yorum Yazan alara, Mays 12, 2008
bişey anladıysam arap olayımm smilies/grin.gif smilies/angry.gif smilies/sad.gif smilies/cool.gif smilies/cool.gif smilies/tongue.gif smilies/undecided.gif smilies/smiley.gif smilies/wink.gif smilies/cheesy.gif

Yorum Yazın
quote
bold
italicize
underline
strike
url
image
quote
quote
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley

busy
 
< nceki   Sonraki >
 
 
 
 
Son Haberler
Çok Okunan Yazýlar

 
 
 
 
Alimler
M. Fethullah Gülen
Said Nursi
Nimetullah Hocaefendi

 
 
 
 
Meryem Gibi
 
Seni Hiç Özlemedim!

Diðer Yazýlarý


 
 
 
 
Kimler Sitede
uanda 1 misafir bal
Son Eklenenler

 
 
 


Edit by Hizmeteri.com