6.6.2006 Tarihli Milli Gazete Röportajý Davetimiz tebessümle olmalý Japonya Ýslâm Kültür Merkezi imamlarýndan Nimetullah Halil Ýbrahim Yurt Hoca Efendi (Nimetullah Hoca), gazetemize konuþtu. Nimetullah Hoca, Müslümanlarýn yabancýlarý Ýslam’a davet etmeyi adeta unuttuklarýný belirterek “Ýslam’a davet etmek için dil bilmeye gerek yok. Her Müslüman davet edebilir. Tebessüm ile” dedi.
Röportaj: Ýslam ARSLAN
Hocam, dünya ülkelerini geziyorsunuz. Kaç ülke oldu? Bu kadar gezmenin sebebi nedir?
Allah-u Teala Hazretleri bize gezmeyi sevdirdi. Küçüklüðümüzde babamýz da salihlerin, âlimlerin sohbetlerine götürürdü. Cenab-ý Hakk öyle ikram etti. ‘Ýlim, az bir ilim de olsa, o ilim insanlarýn hakkýdýr’ diye düþünmek nasip oldu. Kendimiz de çeþitli yerlere giderek kardeþlerimizi Allah’ýmýzýn emirlerine, Sevgili Peygamberimizin Sünnet-i Þeriflerine davet etmek nasip oldu. 50 ülkeden fazla olmuþtur. Bu gezilerimizde, camilerde, evlerde ve çeþitli yerlerde bulunduk. Günah iþlenen yerlere de girerek oradaki kardeþlerimize þefkatle, Peygamberimizin ‘Müjdeleyin, korkutmayýn. Zorlaþtýrmayýn, kolaylaþtýrýn’ þeklindeki mübarek nasihatlerine uyarak Allah-u Teala Hazretlerinin emirlerini söyledik. Onlarý âcizane davet ettiðimizde rahatlýkla oralarý býrakýp camilerimize koþtular.
Parklarda ezan okuyup namaz kýlýyoruz
Aðýrlýklý olarak Japonya ile anýlýyorsunuz. Japonlarýn Ýslam’a bakýþý ne durumda, neler yapýyorsunuz?
Kendilerine teblið ulaþmamýþ kardeþlerimize de þefkatle Kelime- i Tevhide çaðýrdýk. Efendimiz (SAV) buyuruyor ki ‘Ya Ýnsanlar! La Ýlahe Ýllallah Muhammedun Resulullah deyin, her sýkýntýdan kurtulursunuz’ ben daha çok bu hadisi þerifle pek çok kimseleri davet ettim. Binlerce insan Müslüman oldular. Bunlarýn her biri çeþitli yerlerde: Japonya’da, Kore’de, Tayland’da ve Avrupa’nýn çeþitli yerlerinde… Efendim, Müslüman olmasý çok kolay. Kelime- i Tevhidi söyleyince onlarýn dilinde kitaplar veriyoruz, okuyor. Kimisi üç gün sonra telefon ediyor, kimisi bir hafta sonra. Bunlarý görmek nasip oldu. Abdest almayý görüp, ezan sesini duyup Müslüman olanlarý da gördüm. Japonya’da parklarda ezan okuyup namaz kýlýyoruz.
Dil, iletiþim açýsýndan çok önemli. Sizin onlarca ülkeye gittiðinizi düþünürsek çok fazla dil bilmeniz gerekiyor…
Yabancýlarý Ýslam’a davet etmek için dil bilmeye gerek yok. Her Müslüman davet edebilir. Tebessüm ile. Onun bizim üzerimizde hakký olduðunu düþünerek, gülümseyerek... Ýnsanlara her þeyin iyisini gösterip her þeyin iyisini söylersek insanlar daha iyi algýlar. Japon devleti bize çok hürmet ediyor. Cami yapýmýnda falan hiç faydasý yok ama hiç zararý da yok. Japonlar bize “Ýslam’ýn nurunu bize getirmekte neden geciktiniz? Çin’e getirdiniz, Filipinler’e getirdiniz, Endonezya, Malezya, Burunei, Singapur ve Tayland’a getirdiniz de bize neden bu kadar geciktiniz. Biz insan deðil miyiz?” diyorlar. Bir Japon Profesör “Bizim sonumuz Ýslam’dýr” diyor. Milli Gazetemiz mübarek bir gazete. Kardeþlerimiz bunlarý okusun, birbirlerine de okutsunlar.
Mücahitler çalýþacak, davet sürecek
Ýslam’ýn düþmanlarý, baþta ABD olmak üzere, Ýslam’a ve Müslümanlara zulmediyorlar. Müslümanlar olarak ne yapmalýyýz?
Devamlý Efendimiz (SAV)’in “Bilerek ya da bilmeyerek Ýslam’a düþmanlýk yapanlara hidayet eyle. Bizlere de onlara da hidayet eyle. Düþman kuvvetlerini Ýslam’a hizmet etmeye tebdil eyle.” þeklindeki duasý tekrar ediyorum. Efendimizin (SAV) bu duasýyla Hz. Ömer Efendimiz Müslüman olmuþtur. Müslüman olmadan bir gün önce Efendimiz, onun için dua etmiþti. Hâlbuki O, öldürmek için Efendimizi arýyordu. Biz davetle meþgul olur, vazifemizi güzelce yapar, dinimize sarýlýrsak hidayet Allah’tan (c.c) olduðu gibi, gazap da Allah’tan (c.c). Onun için tabi Mücahitler çalýþacak, yardýmlar olacak ama en önemlisi, davet olacak. Biz Müslümanlar davet iþinde çok geri kaldýk. Herkesi davet etmeliyiz. Biz önümüzde türlü türlü niymetleri yerken karþýmýzdaki insanlar da ‘Açýz, açýz!’ diye baðýrýyorlar. Onlara biz vermeyince üstümüze çullanýyorlar. Herkes davet etmeli, herkesi davet etmeli. Her yerde davet etmeliyiz. Memleketimize gelen yabancýlar, Konya’ya Mevlana’ya, Ýstanbul’a Sultan Ahmet’e gelenler, bunlar bir þey istiyor bizlerden.
Ýslam coðrafyasýnda Müslümanlara karþý yürütülen katliamlar var, Irak’ta, Filistin’de zulüm var. Ne yapmalýyýz Hocam, kardeþlerimize nasýl yardým etmeliyiz?
Bir, devletler olarak yapýlmasý gerekenler var, Allah (c.c) devletlerimize hidayet eylesin. Bir de cemiyetler, teþkilatlar bunlarýn derdine yardýmlar göndererek derman olmalýlar.
Son zamanlarda nerelerdeydiniz?
Rusya’nýn bazý þehirlerini dolaþtým. Oradaki kardeþlerimizin selamlarýný getirdim. Daðýstan’da çeþitli yerleri gezdim. Tataristan’ýn baþkenti Kazan’ý çok sevdim. Kazan Türkleri 1918’lerden beri Japonya’da çalýþmalar yapmýþlar, camiler, mescitler kurmuþlar. Allah (c.c) hepsinden razý olsun.
Yaptýðýnýz çalýþmalarda unutamadýðýnýz bir anýnýz var mýdýr?
Ben Filipinlerdeyken bir profesör benim medyadaki konuþmalarýmdan etkilenip Müslüman olmuþ. Çevresindekiler ‘Ne yapalým da bunu eski haline döndürelim.’ demiþler. Ve çok müteassýp bir Hýristiyan kadýnla evlendirmiþler. Evlendikten sonra kadýncaðýz adamý ikna edebilmek için konuþmuþ, konuþmuþ… Þimdi, adam Müslüman olunca kalbine iman geldiði gibi sabýr da gelmiþ. Hiçbir þey demiyor. Kadýn bir gün akþama kadar konuþuyor, ikinci gün, üçüncü gün akþama kadar konuþuyor. Derken dördüncü günü sabah, adam kadýna bir tercümeli Kur’an veriyor ve ‘Biraz okur musun bundan?’ diyor. Kadýn okuyor ve Müslüman oluyor. Bu kadýn Manila’da Kur’an Kurslarý Baþkaný þu anda. Kocasý da Ýslam Cemiyeti Baþkaný. Dünya böyle. Mesela 20 sene evvel Avrupa’da bir þey yoktu. Ýngiltere’de, Fransa’da, Almanya’da… O zamanlar sadece sabah namazlarý için 1 saatlik yol gidiyorlardý. Þimdi her yerde mescit var. Allah’a þükürler olsun.
|